Gözyaşı Çeşmesi

Resim: Bahçesaray’daki Kırım Hanlığı Sarayı’nda bulunan “Gözyaşı Çeşmesi”
Ataol Behramoğlu’nun Rusça aslından Türkçeye çevirdiği, A. S. Puşkin’in “Bahçesaray Sarayı Çeşmesi” şiiri, aşağıda yer almaktadır: 

“BAHÇESARAY” SARAYININ ÇEŞMESİNE

Aşk fıskiyesi, ölümsüz çeşme!
Sana armağan olarak iki gül getirdim.
Seviyorum bitimsiz konuşmanı
Ve şiirsel gözyaşlarını senin.
Çiseyen gümüşsü tozların
Serin çiğlerle kaplıyor beni :
Ak, ak durmaksızın sevinçli pınar!
Anlat, anlat bana bildiklerini…
Aşk fıskiyesi, kederli çeşme!
Okudum ben de mermerinde senin
Uzak bir ülkenin övgüsünü;
Fakat Mariya’dan söz etmedin…
Ey, solgun yıldızı haremin!
Burada mı unutuldun yoksa?
Yoksa sadece mutlu düşler miydi
Mariya ve Zarema*
Ya da sadece imgelemin uykusu mu
Tenha bir alacakaranlıkta resimledi
Kendi bir anlık sanrılarını,
Ruhumun bir anlık idealini?
* Puşkin’in “Bahçesaray Çeşmesi” destan-şiirinin kahramanları.
(Ataol Behramoğlu) (Kaynak: https://simgesiir.wordpress.com/tag/puskin/)

Günümüze ulaşan bu çeşme, Saray’daki en ünlü anıttır. Milyonlarca insan, zamanla, erişeceği bu zaferi tahmin edemeyen yaratıcıları hakkında fikir sahibi olabilmek için, Kırım Hanlarının mekânını ziyaret etmektedir.

Çeşme, 1764’te inşa edilmiştir. Başlangıçta, bir tepenin yamacındaki sessiz bir bahçeye yerleştirilmiş olup, Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasından sonra, şimdiki yerine taşınmıştır. Asıl yeri, Dilara Bikeç’in (1758-1764 yıllarında, Kırım Hanı Giray’ın idaresinde olan sarayda yaşamış bir kadın) anıt mezarının yanındaki Saray’ın Bahçe Terasları’ndaydı. Onun anısına, özel bir cami ve anıt mezar inşa edilmesi gerçeğine rağmen, elimizdeki tarihsel kaynaklar, bu kişi hakkında, herhangi bir güvenilir bilgi taşımamaktadır. Dilara Bikeç’in kişiliğine ilişkin gizem, sayısız romantik efsaneye konu olmuştur. Tüm bu efsaneler, Dilara Bikeç’i, Kırım Hanı Giray’ın sevgili eşi olarak açıklamaktadır.

Bir efsanede, Kırım Hanı Giray – olağanüstü bir hükümdar ve korkusuz bir savaşçıdır – , Dilara isimli bir prensese âşık olur. Bu aşk, daima, Han’ın, hayatında sahip olduğu en değerli şey olmuştur. Ancak onun mutluluğu, uzun da sürmemiştir: güzel prenses, Harem’deki kıskanç bir kadın tarafından zehirlenerek, zamansız ve beklenmedik biçimde ölmüştür. Derin biçimde kederlenen Kırım Hanı Giray, sevgili Dilara’sını, mezarının üzerine mozole (anıt mezar) dikerek, en yüksek onurla gömmüştür. Acılı Han’ın emriyle, anıt mezara, bir çeşme de eklenmiştir. Bu çeşme, efsaneye uyumlu biçimde, Dilara’nın ölümüyle, Han’ın boğulduğu bu acıklı duyguları ifade etmektedir. Efsane, çeşme simgesini, şiirsel olarak yorumlamaktadır. Mermerden yapılmış çiçeğin, gözyaşlarını damlatan bir göz anlamına geldiği varsayılmaktadır. Gözyaşları, kalbin kurnasını (çeşmenin tepesindeki büyük kurna), dert ve keder ile doldurmaktadır. Zaman ise, kalp acısını tedavi eder ve üzüntü dindirilir (küçük kurna çifti). Ama onun hatırlanması, acıyı yeniden canlandırmaktadır (ortadaki büyük kurna). Kişi, dünyadaki yolculuğunu bitirene ve ölümsüzlük eşiğine (Çeşmenin altındaki sarmalın, sonsuzluğu simgelediği sanılmaktadır) gelene kadar, bu, böyle devam eder.

Efsanevi açıklama dışında, elimizde başka bir bilgi bulunmamaktadır. Bu çeşmeyi yaratan İranlı heykeltıraş Ömer, kesinlikle, kendi kavramına, başka anlamlar da yüklemiştir. Bu, kesin olarak kanıtlanabilir çünkü bu çeşme, bu türün Dünya’daki tek örneği değildir. Çok benzer bir yapıya, Saray’ın Havuz Avlusu’nda da rastlanabiliyordu; onun, ayrıca, Topkapı Sarayı’ndakilerle de yakın bir benzerliği bulunuyordu. “Gözyaşı Çeşmesi”, tanınmış Selsebil çeşmeleri sınıfında yer almaktadır. Selsebil, cennetteki kutsal bir pınarın ismidir. Bu tür çeşmeler, kutsal yerlere ya da mezarlıklara dikiliyorlardı – “Gözyaşı Çeşmesi”nin ilk kurulduğu yer, tam olarak da, bir mezarlık idi. Dünya’da, buna benzer pek çok çeşme bulunmasına rağmen, sadece, bu çeşme, tüm Dünya’da üne kavuştu.

Çeşme, iki yazıyla süslenmiştir: Üstteki yazı, Kırım Hanı Giray’ı yücelten şair Şeyhiy’in şiiridir:

Allah’a şan olsun! Güldü yine Bahçesaray’ın yüzü: 
Düzenlendi akıllıca Büyük Kırım Hanı’nın lütfu. 
Çevresine su verdi, sürekli gayreti sayesinde,
Ve isterse Allah, yapar daha iyi şeyler bile.
Buldu keskin zekasıyla suyu ve düzenledi güzel bir çeşme. 
Kim denemek isterse, çıkar su oradan ve görür şunu:
Şam’ı da gördük Bağdat’ı da (ve) görmedik onun benzerini hiç!
Her susayana okur Şeyhi, bu çeşmenin ağzından şu sözleri:
Gelin ve için şifalı kaynağın en saf suyunu!
Aşağıdaki yazı ise, Kuran’ın 76. Suresi’nin şu 18. ayetini aktarmaktadır:

( Doğru kimselerin, cennette, su içecekleri ) Bir pınar ki orada “selsebil” olarak adlandırılır.

1820’de, büyük Rus şairi Alexander Puşkin, Han Sarayı’na yaptığı kısa bir ziyaret sırasında, bu çeşmeyi gördü. Şairin seyahat mektuplarında ve notlarında, çeşme hakkında, hiçbir heyecan verici ve hayranlık uyandırıcı şeyin bulunmaması dikkate değerdir. Ancak Puşkin, daha sonra, 1824’de yayınlanan ünlü “Bahçesaray Çeşmesi” şiirinde, izlenimlerini, yaratıcı biçimde yansıtmıştır. Çeşme ve onun hakkındaki efsaneler, ayrıca, hem Bahçesaray’ı hem de sarayını öven Polonyalı şair Adam Mickiewicz ve pek çok diğer sanat emekçisi için ilham kaynağı olmuştur.

Aynen, heykeltıraş Ömer’in, eserinin, dünya çapında üne kavuşacağını beklemediği gibi, Puşkin de, şiirin taslak kopyasını bitirdikten sonra, böylece, Saray’ın ve şehrin kalıcı “dokunulmazlık ayrıcalığı”nı yazmış olduğunu önceden görememişti. Böyle bir ayrıcalığa duyulan zorunlu ihtiyaç, bir asırdan kısa bir süre sonra ortaya çıktı: 1944’te, Sovyet rejimi tarafından, Kırım Tatarlarının tehcirinden sonra, Kırım’daki şehirlerin, kasabaların ve köylerin isimleri, Rusça (Sovyet olduğunun söylenmesi, daha doğru olur) olanlarla değiştirildi. Rejim, zaten, Bahçesaray’a, yeni isimler de uydurmuştu: “Puszkinsk”, “Sadowsk” veya başka neler varsa… Atalarının vatanında yaşama hakkından yoksun olan halkın tarihinin sessiz bir tanığı olan, Saray’ı yok etme önerileri bile vardı. Neyse ki, Moskova otoritesi, henüz, dünyaca ünlü “Bahçesaray Çeşmesi” şiirini yeniden isimlendirebilecek kudrette olmadığını anladı.

Kaynaklar: 

Evernote her şeyi hatırlamanıza ve çaba sarf etmeden düzenli olmanıza yardımcı olur. Evernote’u İndirin.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s