Hayalde ve Gerçekte Yerel Ajanlar

Resim.1: Babil Kulesi’nden esinlenerek yapılan, Londra’nın Thames Nehri kıyısındaki MI6’nın (İngiliz Dış İstihbarat Teşkilatı’nın Postmodern binası)

İngiliz iç istihbarat teşkilatı MI5’ın karargahı, çoğu büyükelçilikler gibi, Londra metropoliten alanındaki Westminister şehrinde bulunmaktadır – burası, tarihi, 1930 yılına kadar uzanan ve Thames House olarak bilinen bir binanın meydana getirdiği büyük bir uçurumdur. Peysner’e göre, “Lutyens ve Baker adlı mimarların İmparatorluk Yeni Klasikçi gelenek tarzı”nda tasarlanmıştır. İstihbarat teşkilatı, 1994’te taşınmıştır.  

 

Resim. 2: Hollandalı ressam Pieter Bruegel’in “Babil Kulesi” tablosu. Babil Kulesi, Babil Kralı Nimrod’un Tanrı’ya sergilediği kibirin simgesidir.

Resim. 3: Bir kısmı, Adana’da çevrilen ‘James Bond Skyfall’ filminde, Londra’daki MI6 binasında gerçekleşen patlama sahnesi. Bilgisayar korsanının saldırısı sonucunda, bina içerisindeki gaz hattının açılması ve gazın ateşlenmesi ile patlama gerçekleşiyor. Bilgisayar korsanı, MI6 görevlisine, bilgisayar ekranında, ” Günahlarını düşün” mesajı ile birlikte, binanın patladığını göstermesinden hemen sonra, MI6 binası patlatıyor. 

Bunun aksine, İngiliz dış istihbarat teşkilatı MI6, Thames nehrinin güneyindeki Lambeth ilçesinde yer almaktadır. Revaçta olan mimar Terry Farrell tarafından tasarlanmış, dev Postmodern büyük yapı, 1993’te tamamlanmıştır ve ona; ( ismini, Asma Bahçeler’den almış olan ) Babil ve ( lego inşaat oyuncakları motifli tema parkı ) Legoland adını takmış olan, sakinlerinin, buradan tiksindikleri söylenmektedir. Burası, ajanların, Tate Britain sanat galerisinin ziyaretçileri ve bitişikteki Chelsea Sanat ve Tasarım Koleji’nin öğrencileri ve öğretim görevlileriyle karışmakta oldukları, kendi birahaneleri “the Morpeth Arms”ın karşısında yer alıyor. 

Ancak kurguda olduğu gibi, gerçekte de, Kensington ve Chelsea Kraliyet İlçesi’nin, bir casusluk ve entrika (dolap) yuvası olduğu iddia edilebilir.    

Yaratıcısı Ian Fleming’in ölümünden sonra, 007’nin ‘resmi öz geçmişi’ni yazan romancı ve öz geçmiş yazarı John Pearson’a göre, James Bond, Londra’daki King’s Road (Kral Yolu) yakınlarındaki Wellington Square (Wellington Meydanı), 30 numaralı evde yaşıyordu. Yazar, bizzat, ilk romanı Casino Royale’nin dizgilerini düzelttiği zaman, tarihi Cheyne Walk Caddesi’ndeki  Carlyle Mansions bloğunda, bir süreliğine oturmuştu. Yıllardan, 1952 idi ve kendisi, sadece, 7 hafta içerisinde, Jamaika’daki evinde, onu, yazıya dökmüştü. Daha yeni evliydi ve yazmayı, ‘kafa dağıtma’ olarak tanımlıyordu. Carlyle Mansion bloğundaki evinin altındaki apartman dairesinde ise, ünlü şair T. S. Eliot kalıyordu.

Resim.4: Bir dizi romanının ve kısa hikayesinin başkahramanı, 007 kod adlı, İngiliz Dış İstihbarat Teşkilatı (MI6) ajanı James Bond’un yaratıcısı, yazar ve gazeteci Ian Fleming, ilk James Bond eseri Casino Royale’i okuyor. (Resmin kaynağı: http://www.beatontheblue.com/wp-content/uploads/2014/01/ian-fleming.png )

Bond’un Kral Yolu’nda oturduğu yerin diğer yakasında ise, İngiliz casusluk romanı yazarı John Le Carré’ın hayali köstebek yakalayıcısı karakteri George Smiley yaşıyordu. Evi, 1950 dolaylarından, 1973’e kadar, Bywater Street (Bywater Caddesi) 9 numaralı evdi. BBC televizyon dizisinde, karakteri canlandıran İngiliz aktör John Guinness, film başlamadan önce, rolünü hayata geçirmek için, ‘C’ olarak bilinen, 1973’ten, 1978’e kadar, MI6’in Müdürü olan, Sör Maurice Oldfield’in görünüşünü ve kişisel tarzlarını benimsemişti. Onları tanıştıran ise, bizzat, Le Carré idi.  

Resim.5:  BBC televizyon kanalı dizisinde, gizemli George Smiley rolünü canlandıran John Guinness ( Resmin kaynağı: http://www.thetimes.co.uk/tto/arts/film/article3157277.ece

Civarında, artık, bir inşaat firması şubesi olan, Markham Arms adlı küçük bir birahanede (pab), İngiliz istihbaratında çalışan KGB köstebeği Kim Philby, öğle yemeğinde, Sör Anthony Blunt adlı diğer bir hain Sovyet casusu ile buluşuyordu. Yıl, 1954 idi ve hiçbiri de, henüz ‘kovulmuş’ değillerdi. Philby, Beyrut’ta atanmasından ve daha sonra, Moskova’ya kaçmasından önce, Chelsea’deki Carlyle Square’daki 18 numaralı evde yaşıyordu. Orada da, 1988’de vefat etti. 


Resim.6: 1990 yılında, SSCB’de (Günümüzdeki Rusya) KGB köstebeği Kim Philby’nin anısına basılan, 5 kopek ( o zaman, 21.460,55 TL değerindeydi ) değerindeki pul. 

Daha öncesinde, 1955’te ise, Philby, Sloane Square’ın (Sloane Meydanı) hemen dışındaki İngiliz Dış Istihbarat Servisi MI6’in ‘güvenli yer’inde sadakatleri hakkında sorgulandı; Pavilion Road’daki (Pavilion Yolu) bir ahır evde ise, İngiliz İç İstihbarat Servisi MI5’in Genel Müdür Yardımcısı Graham Mitchell, 1960’larda, meslektaşları tarafından sorguya çekildi.  

1961’de, Oleg Penkovsky’yi işe alan ve onun sayesinde, III. Dünya Savaşı’na yol açabilecek ABD ve SSCB arasındaki Küba Nükleer Başlıklı Füze Krizi’ni önleyen Greville Wynne, Upper Cheyne Row’daki (Üst Cheyne Sokağı) 19 numaralı evde yaşıyordu. Onun ana mal varlığı, Komünist Doğu Avrupa çevresindeki ticaret sergilerine götürdüğü, o güne değin İngiltere’de yapılmış en büyük mafsallı kamyon” idi. Ona, zahmetinden dolayı, MI6 ve CIA tarafından 213.700 ABD Doları ödenmişti ancak Ruslar tarafından yakalandı, hapsedildi ve sonunda, bir Rus casusu ile değiş tokuş edildi.   

Resim. 7: Casus değiş tokuşuyla, serbest bırakılan Greville Wynne, Londra’ya ulaşıyor.
Resim. 8: Küba Nükleer Başlıklı Füze Krizi’ni engelleyen ve SSCB makamları tarafından ölüme mahkum edilen Sovyet kıdemli istihbarat subayı Oleg Penkovsky ( Resmin kaynağı: http://madmikesamerica.com/2010/08/3-people-that-saved-the-world-and-how-no-good-deed-goes-unpunished/ )

1950’lerdeki Old Church Street’teki 111 numaralı evde, MI6, kullanılmaya başlanan U2 casus uçağının, büyük ölçüde yerlerini almasından önce, casusluk yöntemi ve teknikleri konusunda, Baltık devletlerinden gelen Doğu Bloku ajanlarını eğitiyordu; oysa, Güney Kensington kraliyet ilçesi bölgesindeki büyük bir Neoklasik Katolik Kilisesi olan, Brompton Oratory (küçük Brompton Tapınağı ya da Meryem’in Masum Kalbi Katolik Kilisesi) ve yanındaki Holy Trinity Church (Kutsal Üçlü İngiliz Kilisesi), Ruslar için, casuslukla ilgili gizli belge ve bilgi alışverişi noktaları (ölü sahne ya da ölü mektup kutusu) idi. Maalesef, 1982’den beri, Londra’daki KGB ataşesi Albay Oleg Gordievsky ise, onlara karşı, 1974’ten beri, İngiliz Dış İstihbarat Teşkilatı MI6 için çalışıyordu ve onların foyalarını ortaya çıkardı.

Resim.9: 18 Ocak 2007’de, eski KGB albayı Oleg Gordievsky’ye, İngiltere’deki Buckingham Sarayı’nda, Büyük Britanya Kraliçesi II. Elizabeth tarafından, yukarıdaki fotoğrafta taktığı, ‘En Seçkin Aziz Başmelek Mikail ve Aya Yorgi Ast Nişanı’ (the Companion of the Most Distinguished Order of Saint Michael and Saint George) verildi ( Resmin kaynağı: ( http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2008/04_01/Oleg0504_468x820.jpg
)
Resim.10: Aya Yorgi (Saint George), İngiltere’nin koruyucu askeri aziz olarak kabul edilmektedir ve resimdeki dikdörtgen beyaz zemin üzerindeki kırmızı ‘+’ biçimindeki haç, yani Aya Yorgi haçı, İngiltere, Gürcistan ve pek çok ülkenin bayrağında gösterilmektedir.

Daha kuzeyde, Campden Hills Square (Campden Tepesi Meydanı) 6 numaralı ev, İngiliz İç İstihbarat Teşkilatı MI5’in Genel Müdürü ve Rus köstebeği şüphelisi olan, Sör Roger Hollis’in eviydi.  Ve 1983’te, tutarsız ve çoğunlukla, sarhoş olan, kıdemli MI5 subayı Michael Bettaney, Holland Park (Holland Parkı) 42 numaralı evde, Ruslara, paketler bırakırken ele geçirildi. O, yaptığı işte, Rus elçiliğini, bir kışkırtma ve / ya da aldatma olduğunu düşündürecek kadar pişkindi. Yakalandığı zaman, 23 yıl hapse mahkum edildi.  

Resim.10: Birleşik Krallık’ın karşıt istihbarat ve ulusal güvenlik haber alma teşkilatı olan, MI5 olarak bilinen, Güvenlik Hizmeti’nin Genel Müdürü; KCE ( Britanya İmparatorluğu En Mükemmel Şövalye Komutanı Nişanı: Knight Commander of the Most Excellent Order of the British Empire) ve CB (En Onurlu Ast Banyo Nişanı: Companion of the Most Honorable Order of the Bath) nişanlarının sahibi Sör Roger Hollis ( Resmin kaynağı: http://spymuseum.com/wp-content/uploads/2012/12/portfolio-hollis-roger001.jpg  )

Ama Artık Milyarderler Sokağı olan, Milyonerler Sokağı olarak bilinen, elçiliklerin bulunduğu, Kensignton Palace Gardens caddesi ve Notting Hill semti, muhtemelen, henüz anlatılmamış en iyi hikayeleri sağlamaktadır. Bir uçta, İsrail Büyükelçiliği, daha sonra ise, sırasıyla, Rusya Büyükelçiliği ileri karakolları, bizzat Rusya büyükelçiliği ve Çekoslavakya Büyükelçiliği. Casusluk kitabı yazarı Nigel West’e göre, bunların ikincisi (Rusya Büyükelçiliği), MI5’in ‘Gözcüler’ ekibi tarafından, sürekli gözetim altında tutuluyordu ( ve halen de tutulmaktadır).  

Resim.11: Nigel West mahlasıyla casusluk kitapları ve makaleleri yazan, askeri tarihçi, gazeteci ve eski milletvekili (Birleşik Krallık Avam Kamarası, Devon Kontluğu, Torbay seçim bölgesi) Rupert William Simón Allason (Resmin kaynağı: http://www.prlog.org/10192740-nigel-west.jpg  )

Elbette, bu yazının çoğunun derlendiği, Roy Berkeley’in, 1994 yılında basılan “A Spy’s London” adlı kitabının güncelleştirildiğinden bahsetmenin zamanı geldi.   

 

Resim.12: Roy Berkeley’in, “A Spy’s London” kitabının kapağı ( Resmin kaynağı: http://ecx.images-amazon.com/images/I/51fk1rW0eWL._SY344_BO1,204,203,200_.jpg  )

Hem James Bond hem de George Smiley’in hayali evlerinin civarında oturmakta olan, Chelsea yazarı William Boyd, yeni romanı Solo ile, 007 filmi dizisini yeniden canlandırdı. İngiliz yazar ve gazeteci Oliver Kamm’ın The Times gazetesinde belirttiği gibi, Boyd, iki yazardan daha iyidir ve bu, çılgın bir hikayedir. Okuyucular, ayrıca, mükemmel bir votka martini yapmanın yolunu da öğrenirler: ” Çalkalanma kabına, bir buz koyun; üzerine, bir höpürtü vermut ekleyin; vermutu, bir kaba boşaltın; üzerine, votka ekleyin; iyice çalkalayın; soğutulmuş bir bardağa süzün; meyve kısmı alınmış bir dilim limon kabuğu ekleyin”. Sonradan karıştırılmadan, yine de çalkalanır. Aksine, Bond filminde, Daniel Craig, barmene, “Umursuyor gibi mi görünüyorum?”, diyordu.   

Resim.13: Britanyalı romancı ve senaryo yazarı, CBE Nişanı ( Britanya İmparatorluğu En Mükemmel Komutanı: Commander of the Most Excellent Order of the British Empire) sahibi Oliver Boyd (Resmin kaynağı: http://ultimaspaginas.files.wordpress.com/2010/11/boyd_300.jpg  )

Kaynak: http://www.kensingtonandchelseatoday.co.uk/arts-and-culture/design-and-architecture/uba2vzu85g.html

Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR. 

Evernote her şeyi hatırlamanıza ve çaba sarf etmeden düzenli olmanıza yardımcı olur. Evernote’u İndirin.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s